Monthly Archives

Mart 2015

Derin Dondurucu

Derin Dondurucuda Neler Nasıl Saklanır

31 Mart 2015
dondurulmus_erik

Uzun bir süre direndikten sonra geçen yıl biz de bir derin dondurucu edindik. Aslında herşeyi taze halde tüketmekten yanayım ama itiraf etmeliyim ki derin dondurucu epey bir işimize yaradı. Özellikle kısa sürede mevsimi geçen meyveler, et suları ve her zaman ulaşamadığımız organik ürünleri sürekli tüketebilmek için harika. Arkadaşlarımızdan ve internetten aldığımız fikirler çok yardımcı oldu. Ben de derin dondurucuda neleri nasıl sakladığımızı, öğrendiklerimizi ve deneyimlerimizi paylaşmak istedim.

Derin dondurucunuz yoksa ve almak istiyorsanız ben çekmeceli olanları tavsiye ederim. Malzemelerinizi düzenlemeniz daha kolay olacaktır. Çekmecelerden biri diğerlerinden büyük olursa tavuk gibi büyük ürünleri saklamak daha da rahat olur, ama yine de siz seçiminizi ihtiyacınıza göre yapın. ‘Ben bir tepsi böreği tepsisiyle olduğu gibi donduracağım’ diyorsanız yatay olanları tercih etmelisiniz. Bir de enerji harcaması çok önemli mutlaka az enerji harcayan bir derin dondurucu (A+ ya da daha üst sınıf) tercih edin. Evde derin dondurucuyu koyacağınız yeri önceden ayarlayın ve ölçüsünü almadan mağazaya gitmeyin. Derin dondurucu için ayıracağınız yer herhangi bir ısı kaynağından uzak olmalı.

Derin dondurucuda neleri saklayabiliyoruz sıralamadan önce bir kaç noktayı hatırlatmak istiyorum;

  1. Donduracağınız ürünleri en az -18 santigrad derecede dondurun ve dondurduğunuz bir ürün çözündükten sonra kesinlikle ikinci bir kez dondurmayın.
  2. Marketten dondurulmuş ürünler alıp dondurmaya devam etmek istiyorsanız, bu ürünleri alışverişinizin sonunda alın, ambalajlarının içinde buz kristallerinin olmamasına,  ürünlerin çözünmemiş olmasına dikkat edin ve en kısa sürede, çözünmesine fırsat vermeden derin dondurucuya yerleştirin.
  3. Donduracağınız ürünleri türlerine göre ayırarak, ayrı raflarda et, balık ve tavuk gibi ürünlere temas ettirmeden ve bir seferde tüketebileceğiniz miktarlarda paketleyerek dondurun.
  4. Derin dondurucudan çıkardığınızda besinleri buzdolabında çözdürün, kesinlikle oda sıcaklığında çözdürmeyin. Ambalajından çıkarmadan, soğuk suyun altında da çözdürebilirsiniz. Böylelikle bakteri üreme riskini engellersiniz. Besinler haşlanmadan çiğ olarak dondurulduysa vitamin kaybı az olacaktır. Hazır aldığınız donmuş gıdalarda ise vitamin kaybını azaltmak için dondurulmuş ürünleri doğrudan ateş ya da kaynar suyla buluşturmak iyi olacaktır.
  5. Aslında en güzeli ürünleri cam kaplar içerisinde dondurmak. Ancak sıvılar donduğunda genleştiği için cam kaplar çatlayabiliyor. Cam kabınızı tamamen doldurmazsanız donduklarında çatlamıyorlar. Bunun yerine besinleri buzdolabı poşeti içinde, havalarını aldıktan sonra ağzını sıkıca bağlayarak saklayabilirsiniz. Poşetlerin havalarını çıkarmak için bir pipet kullanabilirsiniz. (Buzdolabı poşetinin ağzını elinizle büzerek arasına pipeti sıkıştırın ve ağzınızla içerideki havayı çekerek dışarı üfleyin. Bu işlemi içerideki hava boşalana kadar tekrar edin.) Cam kapların ya da poşetlerin üzerine etiket yapıştırmak çok faydalı olacaktır. Etiketlerin üzerine ürünü dondurduğunuz tarihi ve çeşidini yazabilirsiniz. Etiketleme için iyi yapışan etiketler ve cam kalemi kullanabilirsiniz. Cam kalemi ile doğrudan poşete yazmak da mümkün ancak bu durumda yazılar ileride silenebiliyor. Dondurucuya yeni ekleyeceğiniz ürünleri rafların en arka sırasına koyabilirsiniz. Kullanırken en öndeki ürünü tarihine de bakarak alırsanız dondurucunuzdaki devri daimi sağlamış olursunuz.
  6. Elektrik kesildiğinde besinleri çok iyi takip etmek gerekli. Besinlerde erime varsa buzdolabının aşağısına alınarak en kısa sürede tüketilmeli.

Derin dondurucuda neler saklanır?

Ekmek:

Evde yaptığım tam buğday ekmeğini ikiye bölüp buzdolabı poşetine yerleştiriyorum ve havasını çıkartarak ağzını sıkıca bağlıyorum. Bunu dilimler halinde paketlemek de mümkün. Bazen de ekmeği bolca satın aldığımda fazla ekmekleri derin dondurucuya yerleştiriyorum. Bu büyük kolaylık sağlıyor. Yemekten yaklaşık bir saat önce derin dondurucudan çıkartmanız yeterli oluyor. Yalnız belirtmeliyim ki derin dondurucudan çıkan ekmek daha fazla ufalanıyor, ama bunun iyi bir tarafı var, köftelerinizde dondurduğunuz ekmek dilimlerini kolayca kullanabiliyorsunuz.

Kek:

Kek yapmayı çok severim ama bizim evde kekin tamamı hiç bir zaman bitmez. Keki pişirdikten sonra soğur soğumaz ikiye bölüp yarısını buzdolabı poşetine yerleştirerek havasını çıkararak (bir pipet yardımıyla havasını çıkarabilirsiniz) ağzını sıkıca bağlıyorum. İkram etmeden yaklaşık bir saat önce çıkardığımda ilk anki tazeliğini yakalayabiliyorum. Keki dilimleyerek de saklayabilirsiniz. Böylelikle istediğiniz kadarını kolayca ayırıp alabilirsiniz.

Pandispanya:

Vaktiniz olduğunda bir pandispanya hazırlayıp derin dondurucuda saklarsanız acil durumlarda kolayca yaş pasta hazırlayabilirsiniz. Üstelik pandispanya derin dondurucudan çıktığında parçalanmadan kolaylıkla kesilecektir.

Yufka:

Aldığınız haliylede dondurabilirsiniz ama ben katları ayrı ayrı katlayıp üst üste koyup saklıyorum. Kullanırken yırtılmalarını engellemiş olursunuz.

Sarılmış börek:

Hazır yufka ile sardığınız börekler acil durumlar için bire bir. Yalnız dondurduğunuz börekler krema ve peynir içeriyorsa  dondurucudan çıkarır çıkarmaz fırınlamalısınız.

Mantı:

Vaktiniz olduğunda hazırladığınız ya da hazır olarak aldığınız daha önce hiç dondurulmamış Kayseri mantısını dondurabilirsiniz. Acil misafiriniz geldiğinde ya da yemeğiniz olmadığında harika oluyor. Yalnız derin dondurucuda sakladığınız mantıyı 1-2 ay içinde tüketmek gerekiyor.

Domates:

Ağustos ayının sonlarına doğru domatesler harika oluyor. Bu dönemde bolca alıp dondurabilirsiniz. Olgun domatesleri yıkadıktan sonra rendeleyerek ya da küçük küçük doğrayarak saklayabilirsiniz. Ben bütün olarak da dondurmayı denedim ama çözülmesi zaman aldığından çok pratik olmadı, yemeklik doğrayarak dondurabilirsiniz. Dondurduğunuz domates ürünlerini derin dondurucuda 6 ay kadar saklayabilirsiniz.

Bamya:

Bamyaları yıkamadan baş kısmındaki beyaz kısımları kurşun kalem ucu gibi sivri olacak şekilde elma soyar gibi bıçakla soyun. Böylece bamyaların salgısı pişirdiğinizde çıkmayacaktır. Tüm bamyaları ayıkladıktan sonra buzdolabı poşetine yerleştirin. Bir pipet yardımıyla poşetin havasını çıkarın ve ağzını sıkıca bağlayın. Kullanacağınız zaman soğuk suya atıp yıkayın ve pişirin.

Dolma biber:

Yazın biberleri ayıkladıktan sonra yıkayıp kuruluyorum. Ardından buzdolabı poşetlerine yerleştirip (büyüklü küçüklü ise iç içe yerleştirilebilir) havasını pipetle çıkartıp ağzını sıkıca kapatıyorum. Hazırladığınız poşetleri önce üst üste yerleştirmiyorum. Donduktan sonra üst üste yerleştiriyorum.

Közlenmiş kırmızı biber:

Yazın kırmızı biberler bolken fırında közlediğiniz (200 santigrad dereceye ısıtılmış fırında) kırmızı biberleri fırından çıkarır çıkarmaz bir poşete yerleştirin ve ağzını bağlayın. 10-15 dakika sonra çıkarın ve hemen kabuklarını soyun. Kırmızı biberlerinizin çekirdeklerini ve saplarını temizledikten sonra yıkayıp sularını süzdükten sonra buzdolabı poşetlerine üst üste sererek yerleştirin. Ben  her poşete 15 adet kırmızı biber yerleştiriyorum, közlenmiş kırmızı biber salatası yapımı için yeterli oluyor. Poşetin havasını çıkararak ağzını sıkıca bağlayın ve derin dondurucuya yerleştirin.

Bezelye ve barbunya:

Yazın ayıkladığınız bezelyeleri ya da barbunyaları yıkadıktan sonra buzdolabı poşetine birer pişirimlik paylaştırın. Poşetlerin havalarını çıkardıktan sonra ağızlarını sıkıca bağlayın. Ürünlerinizi poşete yayvan şekilde yerleştirirseniz daha çabuk donacak ve kullanacağınız zaman daha çabuk çözülecektir. Bu şekilde derin dondurucuda daha az yer kaplayacaktır.

Maydanoz:

Temizleyip ayıkladıktan sonra yıkayıp suyunu süzdürün. Doğradıktan sonra ihtiyaç duyduğunuz miktarlarda buzdolabı poşetinde dondurun. Doğrusu ben maydonozu taze kullanmayı tercih ediyorum. Bu yöntem acil durumlar için. Hani bazen köfte yapacakken evde maydanoz kalmaz ya işte o zaman kurtarıcı olabilir.

Taze fasulye:

Mevsiminde aldığınız taze fasulyeleri yıkayın, ayıklayın. Kullanacağınız boyutlarda kırın ve suyunu iyice kurulayarak buzdolabı poşetinde birer pişirimlik paketleyin.

Enginar:

Enginarı kendiniz taze taze alıp ayıklıyrsanız, ayıkladıktan sonra limonla ovularak kuru halde buzdolabı poşetinde dondurulmalı. Ancak limonlu su içinde satın aldıktan sonra yıkayıp suyunu süzdürdükten sonra buzdolabı poşetinde dondurduğum enginarı kullandığımda memnun kalmadım. Tadı oldukça değişmişti. Bu yüzden enginarı mevsiminde yemeyi tercih ediyorum.

Haşlanmış nohut, kuru fasulye:

Düdüklüde 30 dakika süreyle haşladığınız nohutları veya kuru fasulyeleri buzdolabı poşetinde birer bardak kadar dondurursanız çorbalarınızda, humus ya da piyaz yaparken kullanabilirsiniz.

Limon kabuğu:

Özellikle organik limon bulduğunuzda kabuklarını rendeleyerek yine buzdolabı poşeti ya da küçük saklama kaplarında dondurun. Salatalarınızda ya da keklerinizde kullanabilirsiniz.

Vişne, böğürtlen, ahududu, frenk üzümü vs. :

Bu tip meyveleri yıkayın, sularını süzün, kağıt havlu ile ezmeden kuruladıktan sonra yayvan bir tepsiye yayıp dondurduktan sonra buzdolabı poşetinde ya da saklama kaplarında bir seferde kullanacağınız miktarlarda birleştirerek dondurun. Kışın kompostolarınızda, keklerinizde rahatlıkla kullanabilirsiniz.

Erik:

Yıkayıp, suyunu süzdükten sonra buzdolabı poşetinde dondurabilirsiniz. Kompostosu harika oluyor. bu arada üstteki fotoğrafta dondurduğum erikleri görüyorsunuz;)

Et, tavuk ve balık:

Et, tavuk ve balığı bir iki gün içinde tüketemeyecekseniz, her birini ayrı raflarda diğer ürünlere temas ettirmeden, bir seferde yiyeceğiniz miktarlarda paketleyerek dondurun. Etler çeşitlerine göre değişmekle beraber kesildikten sonra buzdolabında dinlendirildikten sonra dondurulmalıdır. Balığın dinlendirilmesine gerek yoktur. Derin dondurucudan çıkardığınızda buzdolabında çözdürün, kesinlikle oda sıcaklığında çözdürmeyin. En fazla 6 ay içinde tüketin. Etleri küçük parçalar halinde (çabuk donması için), buzdolabı poşeti içinde, havalarını aldıktan sonra ağzını sıkıca bağlayarak ve etiketleyerek saklayın. (Et ürünlerinin havalarını pipetle almanızı tavsiye etmem). Etiketlerin üzerine dondurduğunuz tarihi ve etin çeşidini yazabilirsiniz.

Kıymayı donduruken yine küçük miktarlarda buzdolabı poşetine yerleştirin ve elinizle bastırarak yassı bir şekil verin, böylelikle dış yüzey alanını artırarak hem çabuk donmasını hem de kullanacağınız zaman kolay çözülmesini kolaylaştırmış olursunuz.

Sucuk:

Özellikle daha yaş halde aldığınız sucukları bir seferde pişireceğiniz kadar bölüp buzdolabı poşetinde dondurabilirsiniz. Sucukları 1-2 ay içinde tüketmelisiniz. Bu yüzden etiketlemeyi ihmal etmeyin.

Peynir ve tereyağı:

Tabi ki marketten aldığımız peynir ve tereyağını dondurmamıza gerek yok ancak seyahatiniz sırasında tadını çok beğendiğiniz bir peynirden bolca satın aldıysanız dondurmanız çok faydalı oluyor. Bu durumda peynir ve tereyağını birer porsiyonluk ayırıp buzdolabı poşeti içinde dondurun. 8 ay kadar saklayabilirsiniz.

Dondurma ve sorbe:

Hazırladığınız dondurma ve sorbeleri hazırlar hazırlamaz dondurucu için cam bir kapta 1 ay süre ile saklayabilirsiniz ama kısa sürede tüketmelisiniz.

Pasta:

Yaş pastayı daha tazeyken karton bir kutu içerisine yerleştikten sonra bir buzdolabı poşetine yerleştirirek ya da derin dondurucu için uygun saklama kaplarında saklayabilirsiniz. Derin dondurucudan çıkardığınızda tazeliğini koruyor. Ancak kısa sürede tüketmelisiniz.

NOT: Pancar, turp, tere, kıvırcık marul gibi sebzelerin derin dondurucuda saklanması güzel sonuç vermiyor.

Sadece kendi deneyimlerim ve çevremden öğrendiklerim doğrultusunda derin dondurucuda neler nasıl saklanır anlatmaya çalıştım, umarım fazla uzatmamışımdır.

Hafif Tatlılar

Vişne Soslu Sakız Muhallebi

23 Mart 2015
agaveli_visneli_sakiz_muhallebi

Bugün bir kaçamak yapıyoruz. Hem görünüşünü hem tadını herkesin çok sevdiği bir tatlı. Üstelik çok da hafif. Önümüzdeki yaz sık sık yapabiliriz. Vişneye gelince, vişneler teyzemin bahçesinden. Derin dondurucuda sakladığım vişneleri kış boyu kullandım. Bu yaz da vişneleri bol miktarda görebiliriz ve bolca dondururuz diye umuyorum. İşte vişne soslu sakız muhallebinin tarifi;

Malzemeler:
Muhallebi için;
1 lt süt
2 yumurta sarısı
7 yemek kaşığı şeker
2 yemek kaşığı beyaz un ya da tam buğday unu
2 yemek kaşığı mısır nişastası
Bir parça damla sakızı
50 ml süt kreması
Yumurta sarılarını ve şekeri tel bir çırpıcıyla çırpın. Un ve nişastayı ekleyerek çırpmaya devam edin. Sütü de yavaş yavaş yedirin. Tencereyi ateşe alın ve tahta bir kaşıkla karıştırarak pişirin. Kaynamaya yakınken havanda ezdiğiniz damla sakızını ekleyin. Kaynamaya başladıktan sonra muhallebi kıvamına gelince altını kapatın. Soğuduğunda süt kremasını ekleyip mikserle 1-2 dakika çırpın. Çırptığınız muhallebiyi kaselere paylaştırın. Soğumaya bırakın.
Vişne sosu için;
2 su bardağı vişne
2,5 silme yemek kaşığı mısır nişastası
4 yemek kaşığı şeker
Vişnelerin çekirdeklerini çıkarın. Bu esnada kabın dibinde vişne suyu birikecektir. Bu suyu içme suyu ile 1,5 bardağa tamamlayın ve bir tencereye alıp üzerine vişneleri ve şekeri ekleyin. Kısık ateşte pişirmeye başlayın. Kaynama noktasına gelmeden 1/2 su bardağı soğuk su ile açtığınız nişastayı dökün. Bir taşım kaynayınca ocağı kapatın. Biraz ılınınca soğuttuğunuz muhallebilerinizin üzerine 1-2 yemek kaşığı paylaştırın.
Sosunuz koyulaşmadıysa biraz daha nişastayı sulandırarak ekleyebilirsiniz ve bir taşım daha kaynatabilirsiniz.
NOT: Ben beyaz un yerine tam buğday unu kullandım. Tam buğday unu muhallebinizin rengini biraz değiştiriyor. Benim için görüntü önemli diyorsanız beyaz un kullanabilirsiniz. Rengi biraz açmak için de biraz süt kreması ekledim. Hiç eklemeyebilirsiniz. Her şekilde vişne soslu sakız muhallebi herkesin bayılarak yediği bir tatlı oluyor.
Aynı tarifi şeker yerine 8 tatlı kaşığı bal, beyaz un ve nişasta yerine 4 yemek kaşığı tam buğday unu kullanarak da yapıyorum. Bal kullanacaksanız, muhallebinizi şekersiz pişirdikten sonra soğutun ve balı öyle ekleyin. Bu şekilde de tadı gayet güzel oluyor. Yalnız o zaman tatlınızı fazla bekletmeden tüketmenizi tavsiye ederim çünkü bal kattığınızda muhallebiler buzdolabında bekledikçe sulanıyor. Bir de tatlılarda kestane balı yerine çiçek balı kullanmanızı tavsiye ederim çünkü kestane balı tatlının tadını biraz acımsı yapıyor. Aslına bakarsanız bazıları bu tadı seviyor. Karar size kalmış. Afiyet olsun…
Film Notları Filmler

Şubat Ayının Film Notları

16 Mart 2015

PK  (Yönetmen: Rajkumar Hirani)                ⛵️⛵️⛵️⛵️


3 idiots (Yönetmen: Rajkumar Hirani)        ⛵️⛵️⛵️⛵️


Balık (Derviş Zaim)                                             ⛵️⛵️


Yeraltı (Zeki Demirkubuz)                                 ⛵️⛵️⛵️

Birdman (Alejandro González Inarritu)      ⛵️⛵️⛵️⛵️

Çorbalar

Paça Çorbası

16 Mart 2015
paca_corbasi
Kemikler için kalsiyumun yanında kolajen de gerekli. Bu yüzden paça çorbasını sık sık içmemiz tavsiye ediliyor. Paçaları 6 ya da 10’lu paketler halinde temizlenmiş olarak alabilirsiniz. Paçaları ilk aşamada kısık ateşte uzun uzun pişirmek kolojenin elde edilmesi için gerekliymiş. Ben bol paça kullanarak bu uzun kaynatma işleminden sonra elde ettiğim jöleli suyu kavonozlara bölüştürüp donduruyorum. Böylelikle bu uzun aşamayı her seferinde tekrarlamam gerekmiyor. Paça çorbası farklı terbiyelerle hazırlanabiliyor. Denemelerim sonucunda en hafifinin bu vereceğim tarif olduğuna karar verdim. İsterseniz çorbanızı hiç terbiye eklemeden sadece sirke ve sarımsak ekleyerek de içebilirsiniz. İşte paça çorbasının tarifi;
 
Malzemeler:
 
6 adet koyun ya da kuzu paçası
1 adet soğan
2-3 diş sarımsak
1 kahve fincanı sirke
10 su bardağı su
(Bu kısım Sahrap Soysal’ın tarifinden)
Terbiyesi:
1 su bardağı yoğurt (süzme yoğurt kullanırsanız 1/2 su bardağı kullanın)
2 yemek kaşığı tam buğday unu
Sosu için:
1 küçük çay bardağı üzüm sirkesi
2-3 diş sarımsak
 
Yapılışı:
 
Paçaları temizlenmiş olarak satın alın. Yine de üzerinde tüyler kalmış olabilir diye ateşten geçirin. Soğuk suda biraz bekletip yıkayın. 
Yıkadıktan sonra soğan, sarımsak ve sirke ile düdüklüde 30 dakika kadar pişirdikten sonra 3 saat kadar kısık ateşte pişirmeye devam edin. Etleri kemiklerinden ayırabildiğiniz kadar ayırın.
 
Büyükçe bir kasede yoğurt ve tam buğday ununu tel bir çırpıcıyla çırpın. 
Sıcak jöleli sudan kaşık  kaşık ilave ederek çırpmaya devam edin ve bu unlu karışımı tenceredeki paçanın suyuna ilave edip sürekli karıştırarak kaynayana kadar pişirin. 
Kaynayınca ocağınızı kısıp, tencerenin kapağını kapatarak 5 dakika kadar pişirmeye devam edin. 
Küçük bir kavanozda sirkeyi ve ezdiğiniz sarımsakları karıştırın. Çorbanızı içerken birkaç tatlı kaşığı eklemeniz çorbanıza lezzet katacaktır. Kırmızı biber ve karabiber de ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun…
 
 

 

Kitaplar Okuma Notları

Şubat Ayının Okuma Notları

16 Mart 2015

kitap_1

Aşk Romanları Okuyan İhtiyar (Luisa Sepulveda)                   ⛵️⛵️⛵️⛵️


Tatar Çölü (Dino Buzzati)                                                                    ⛵️⛵️⛵️⛵️⛵️


Herkes Herkesle Dostmuş Gibi (Barış Bıçakçı)                         ⛵️⛵️⛵️⛵️


Genç Werther’in Acıları (Johann Wolfgang von Goethe)       ⛵️⛵️⛵️⛵️⛵️

Annemin Yemekleri

Mercimekli Köfte

9 Mart 2015
mercimekli_kofte

Yemekler hem sağlıklı hem lezzetli olamaz diye kim demiş. Mercimekli köfte benim en sevdiğim altın günü yemeklerinden biri. Yanında da turşu ve marul harika olur. Bugün bir anne klasiği mercimekli köftenin tarifini veriyorum, yine annemden öğrendiğim şekliyle;

 

Malzemeler:
2 su bardağı kırmızı mercimek
1,5 su bardağı ince bulgur
2 adet orta boy kuru soğan
7 dal yeşil soğan
6 yemek kaşığı zeytinyağı
1 tatlı kaşığı kırmızı biber
1 tatlı kaşığı karabiber
1 çay kasığı yenibahar
1/2 demet maydonoz
1/2 demet dereotu
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 adet limon
1 çay kaşığı çemen tozu (isteğinize bağlı)
1 yemek kaşığı domates salçası
1 yemek kaşığı acı biber salçası
1 yemek kaşığı tatlı biber salçası
Kaya tuzu
5 su bardağı su

Hazırlanışı:
Mercimekleri yıkadıktan sonra 5 su bardağı su ile pişirin. Ateşi kapattıktan sonra içerisine bulguru dökün, karıştırın ve tencerenin kapağını kapatarak beklemeye bırakın.

 

Bir tavaya 3 yemek kaşığı zeytinyağı ekleyin. Yemeklik doğradığınız kuru soğanları ekleyerek biraz çevirin.
 
Salçaları ve baharatları ekleyin ve biraz daha çevirin.
 
Hafif kavurduğunuz soğanı mercimek ve bulgur karışımına ekleyerek karıştırın.
 
Kullandığınız salçalar çok tuzlu olabileceği için tadına bakarak tuzunu ayarlayın. 3 yemek kaşığı daha zeytinyağı ekleyin. 
 
Ince ince doğradığınız yeşil soğanı, maydonozu ve dereotunu ekleyin. 
 
Kuru nane ve limon suyunu da ekleyerek iyice karıştırın. (Dilerseniz 1 çay kaşığı çemen tozu ekleyebilirsiniz.)
 
En son olarak yoğurarak avucunuzun içinde uzun ince köfteler hazırlayın. Marulla servis edin. Afiyet olsun…